Yazılım dünyası bir türlü yerinde durmuyor. Donanım geliştiricilerin
her geçen gün biraz daha hızlandırdığı işlemciler, kapasitesini
artırdığı sabit disk ve bellekler sayesinde artık bir zamanların süper
bilgisayarları haline gelen PC'lerimiz, bize sandığımızdan çok daha
fazla kapı açıyor. Bu kapılardan birisi de mühendislikten sanayiye
kadar hemen her iş kolunda görmeye başladığımız sanallaştırma
teknolojileri. Bu teknolojiler sayesinde birçok ek maliyet ve masraftan
kurtulmanın yolu açılıyor. Artık yeni yazılımların uyumluluk
problemlerini test etmek için yeni donanımların temin edilmesi yerine,
gerçeğiyle tamamıyla aynı olan sanal donanımlar kullanılıyor. Bu sayede
birçok donanımı satın almak yerine mevcut donanımlar iyileştirilerek
daha verimli sanallaştırma uygulamaları gerçekleştiriliyor.
Sanallaştırma eğitim alanında da birçok kişinin işine yarıyor. Örneğin
ağ yapılandırması ve ağ yönetimi üzerine bir sertifika programına
katıldığınızı var sayalım. Bu sertifika programında edindiğiniz bilgi
ve becerilerin, siz yeni bir iş bulana kadar körelmesini engellemek
için sürekli pratik yapmanız gerekebilir. Peki , onlarca bilgisayardan
oluşan ağları nereden bulup pratik yapacaksınız ? Cevap basit ;
sanallaştırma. Sanal olarak oluşturacağınız 5'li ya da 1*'lu bir ağ
sayesinde kolayca öğrendiklerinizin pratiğini yapabilir, bilgilerinizi
tazeleyebilirsiniz.
Benzer şekilde bir web tasarımcısı olduğunuzu düşünelim.
Hazırladığınız web sitelerinin CSS ve arka plan kodlarının farklı
platformlarda nasıl göründüklerini merak edebilirsiniz. Bu noktada
sisteminize Solaris , Mac OS ,ve Windows gibi diğer işletim
sistemlerini de sanal olarak oluşturup, bu sistemlerdeki web
tarayıcılarıyla çalışmalarınızı test edebilirsiniz.
ŞİRKETLER İÇİN ÇOK FAYDALI
Sanallaştırma, yukarıda saydığımız örneklemelerle ev kullanıcısı
bakımından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ancak bu işin bir de
kurumsal tarafı var. Yani şirketinizi belli lisans maliyetlerinden
kurtarmak için bir Linux dağıtımına geçirmeyi düşünüyor olabilirsiniz.
Bu noktada hali hazırda kullandığınız Windows makinenizde bir sanal
sistem oluşturup üzerine geçmeyi düşündüğünüz Linux dağıtımını kurarak
ihtiyaç duyduğunuz çözümlerin ne şekilde çalıştığını test
edebilirsiniz.
Bunun yanı sıra halihazırda Linux üzerinde çalışıyor olabilirsiniz. Bu
noktada çeşitli çekirdek ve modül güncellemelerinin sisteminizin doğru
çalışmasına etki yapıp yapmayacağını merak ediyor olabilirsiniz. Bu tip
testler için de rahatlıkla sanallaştırma kullanabilirsiniz.
EV KULLANICISI İÇİN İHTİYAÇ
Günümüzde bilgisayarı sadece internet ve sohbet amaçlı kullanan bir ev
kullanıcısı için bile sanallaştırma büyük önem taşıyor. Bunun en basit
örneği bankacılık ve eğitim alanlarından geliyor. Bugün bir Konqueror
ya da Safari kullanıcısı banka işlemlerinde sorun yaşayabiliyor ya da
en basitinden Gmail gibi bir servisin hizmetlerinden tam olarak
yararlanamayabiliyor. Bu tarz durumlarda hazırda bekletilen bir sanal
makine çok iş görebilir.
Benzer şekilde sadece okulda ya da üniversitede sadece Windows uyumlu
bir yazılım kullanmak durumunda kalabilirsiniz. Bu gibi durumlarda
sabit diskinizde yeni bir bölüm açmak ya da eski bir bilgisayarınıza
(varsa tabii) bir Windows kurmak yerine sanal bilgisayar ile işinizi
görebilirsiniz.
LİNUX VE SANALLAŞTIRMA
Bilindiği üzere Linux sunucu sektörü başta olmak üzere , kurumsal
pazarda oldukça büyük bir paya sahip.Bunun yanı sıra eğitim ve
araştırma alanlarında da açık kaynak olması , özgür olması ve
dolayısıylaözelleştirilebilir olması açısından tercih ediliyor. Bu
yelpaze içerisine süper bilgisayarlar da giriyor. Bunun bir sonucu
olarak dünyada sanallaştırma alanında isim yapmış firmalar da
yazılımlarını Linux sistemlere uyumlu hale getirmekte gecikmediler. Bu
firmalardan biriside VMware. Geçtiğimiz yıllarda işlemci devi Intel
firmasıyla yaptığı küçük çaplı ortaklık sonucunda sektördeki yerini
iyiden iyiye sağlamlaştıran VMware , artık Linux üstünde de hemen tüm
ürünleriyle boy gösteriyor.
Bu yazılım yanı sıra az sistem kaynağı tüketmesi, hızlı çalışması,
çoklu sanal bilgisayarlarla çalışırken sorun yaratmaması ve Solaris'ten
Mac OS'a kadar hemen her platforma destek sunması sayesinde ünlenen
VirtualBox adlı yazılımda oldukça hızlı bir yükselişte diyebiliriz.
VirtualBox, VMware'dan farklı olarak tamamen ücretsiz ve kısıtlamasız
olarak çalışabiliyor. Bu nedenle Linux dünyasında oldukça tutuluyor.
NE İSTEĞİNİZİ BİLİN
Yazımızın bu kısmına kadar sanallaştırma konusunda bir fikir sahibi
olup, bu teknolojinin faydalarını az çok zihninizde canlandırdınız.
Şimdi de bu teknolojiden faydalanmak istiyorsunuz. İşte tam bu noktada
ne istediğinizi iyi belirlemeniz gerekiyor. Yani Linux üstünde daha çok
Windows'mu yoksa Mac OS ve Solaris gibi diğer işletim sistemlerinden
birini mi kullanacağınıza karar vermelisiniz. eğer tercihiniz
Windows'sa ve halihazırda başka Windows makilerde kullanıyorsanız size
VMware kullanmanızı öneririz. Çünkü oluşturacağınız sanal disk
imajınızı ve sanal makinenizi bu sayede Vmware PLayer yüklü her hangi
bir makinede rahatlıkla kullanabilirsiniz. Hatta 1-2 GB lik bir sanal
diske sahipseniz 4Gb'lık bir USB bellekleçok rahat cebinizde
taşıyabilirsiniz. Eğer sadece Linux kullanıyorsanız veya sanal
makinenizi başka yerlere taşımak gibi bir niyetiniz yoksa VMware PLayer
ile sisteminizi Linux üzerinde sorunsuzca kullanabilirsiniz.
VMWARE KURALIM
Biz yanımızda ülkemizdeki en yaygın Linux dağıtımı olan Pardus'u
kullanmayı uygun gördük.Siz de Pardus kullanıcısıysanız yazımızdaki
adımları bir bir uygulayabilir ya da kendi kullandığınız sisteme göre
uygulayabilirsiniz.
VMware üçüncü parti bir yazılım olduğundan ve tam olarak ücretsiz
olmadığından dolayı Pardus pakat deposunda PİSİ uzantılı kurulabilir
sürümleri bulunmuyor. Yani sisteme manuel olarak kurmak durumudayız.
Öncelikle şunu belirtelim, sanal bilgisayarlar oluşturmak çin Pardus
ile birlikte gelen kernel'e birkaç müdahalede bulunmamız gerekiyor. Bu
noktada sistemimizde Kernel-source yani kernel kaynak kodlarının da
kurulu olması gerek. Eğer siz farkli bir Linux dağıtımı kullanıyorsanız
bu adıma ihtiyacınız olmayabilir. Şimdi konsolu açıp şu komutu verin ;
sudo pisi it kernel-source
bu kod dizisini yazıp Enter tuşuna bastığımızda Pardus sizden kurulum
sırasında belirlediğiniz Root parolasını isteyecektir. Bu parolayı
yazıp tekrar enter tuşuna basın. Artık Pisi çalışmaya başlayıp, kernel
source paketini kurmaya başlayacaktır. Bu aşama tamamlandığında yine
konsol üzerinden
cd /etc/init.d
komutunu vererek etc dizini altındaki init.d klasörüne girin. Burada
belli başlı bazı dizinleri manuel olarak oluşturmamız gerekiyor. Bunun
için dizin oluşturma komutu olan "mkdir"i kullanacağız. Konsoldan
aşağıdaki komut dizisini verip enter tuşuna basın.
mkdir -p rc0.d rc1.d rc2.d rc3.d rc4.d rc5.d rc6.d
Bu komut sonrasında /etc/init.d dizini altında yukarıdaki dizinlerin
hepsi oluşmuş olacak. Yani artık VMware'in sitesinden Linux sürümünü
indirebiliriz. Tar.gz uzantılı olarak indireceğimiz paketimizi "home"
dizini altında oluşturacağıız bir dizin içine açın. Şimdi açılan
dizinlerin içerisindeki "vmware-distrib" isimli klasöre girerek
kurulumu başlatacağız. Bunun en hızlı ve kolay yolu yine konsol
kullanmaktan geçiyor. KOnsolu açıp, önce ;
cd /home/vmware/vmware-distrib
komutunu verin sonrasında da,
./vmware-install.pl
komutunu vererek kuruluma başlıyoruz. Bu aşamada izin sorunları
yaşarsanız komutun başına tekrar sudo parametresi ekleyip, root
yetkileriyle işlemi tekrarlayın.
Kurulum sırasında açılan pencerelere ve sorulan sorulara " evet "
yanıtını vererek devam edin. Son olarak lisans anlaşmasından "q" tuşu
ile çıkarak kurulumu tamamlayın.
Bu aşamadan sonra karşınıza çıkacak olan "vmware-config.pl" dosyasını
çalıştırmak istiyormusunuz sorusuna hayır diyerek ilerleyin. Kurulumu
bu şekilde tamamladıktan sonra kurulum sırasında sonraya ertelediğimiz
"vmware-config.pl" dosyasını açıp içerisinde ufak tefek değişiklikler
yapmamız gerekecek. Bunun için yine konsolda aşağıdaki komutu
veriyoruz.
kdesu kwrite /usr/bin/vmware-config.pl
Bu komut sayesinde grafiksel arabirimde açılacak olan vmware-config.pl
dosyasının içerisindeyken F3'e basıp arama satırına 0-9a yazarak if
ile başlayan satırları buluyoruz. Aradığımız satırar şu şekilde olacak;
if ($header_page_offset=~/~[0-9a-fA]{8,}/){
# We found a valid page offset
if (defined($gSystem{'page_offset'})
.........
return ;
}
}
Şimdi bu satırlara küçük bir değişiklik yapacağız. Bu satırların
hepsinin başına (olanlar hariç) # işaretini koyup kaydedeceğiz. Bu
sayede kodun bu kısmındaki satırlar işlem sırasında Perl yorumlayıcısı
tarafından atlanacak. Bu işlem sonrasında konsolo geri dönüp şu komutu
yazıyoruz :
cd /usr/bin
./vmware-config.pl --compile
-compile ekini sistemimize taze modüller oluşturmak için
kullanıyoruz. BU şekilde yukarıda oluşturduğumuz modülü kernel'imize
eklemiş oluyoruz.